Nazım
ölümün yeşil gözleri
babam kalbe giden tüm yolları anlattı bana dekolte vermeden yaşadığım bu hayatı ablak ve çatlaklardan sıyrılarak günahsız bir intihar özlemiyle yaşadım hayat ve kadının ayaklarına kapanmak yetmiyordu zehirlenmenin bile yerlisini arıyorduk tütünlerde kurudu kalplerimizde artık yeni yaka kartları ve üniforma renkleri gerek varsın kibarlık varlığımı tahriş etsin güneş kremleri fayda etmesin yadırgı veyahut eğrelti durayım aşkta nasıl olsa şairim atlatırım
benliğime taksi çağırıp hayata teklerin değil babamın gözlerinden baktım x,y ve z den ibaret olmadığımı sana kalpli balon alamayıp romantik ve analitik olamayacağımı kimyası aromatik yollardan geçerken anladım hayır gölgemi hiç satmadım her vakit bir öpümlük dudak kadar kapitalist yasak elmanın rengini seçecek kadar gururluyum ölümü bilimden öğrenmediğime yemin ederim ruhuma refleks çekiciyle vurduğumdan beri taşlar yerinden oynamadı bir hint yada fransız filmi açtım direksiyonun sağda ya da solda olması sana bakışımı değiştirmeyecek iyice anladım ölümün yeşil gözlü olduğuna yemin ederim
artık saate bakar gibi bakma bana gel zamanı es geçelim nasıl olsa keskin bir kangren olmuş dünyayı kesip bir kilo yeni dünya vereceğim nasıl olsa
Ş. Parlak
❦