Tüm Yazılar

Nazım

şiirin şarlosu ne dedi?

Kemiklerim kimsesiz damarlarla çevrili. Neden kürek kemiklerim eprimiş. Zatına varamadan emilen sesler. ”Eskiiiiieaaaaalllaaaaaaaaraliormmm” Makamlaşamayan var yemez perdeler. Hey Şarlo! Kemiklerin kokuyor, koltuk altın değil. Anday’ın çürükleri gibi kokuyor. Kokuyor. Kokuyor. Kokuyor. Ben uzun boylu bir adamım. Şarlo da değilim, arkadaşı da! Pantolonumu Mevlüt abi diker.

Tek korkum var o da… Ama geometrim çok iyidir. Eflatun okuluna alır mı beni? Sabzian’ın savunmasını, Sokratesinkinden daha çok sevdim. Kriton gücenir mi? Ben sigara içmeyen bir adamım. Bir şair on beş ocakta sigarayı bırakmış.

Çamurda doğmamış bir bebeğin ayak izleri var. Rahmet doldurmuyor bu çamuru. Yarım varlığının pis kokusu dolduruyor. Burnuma Rastlar, Yegahlar değil, Segahlar değil. Hırsla tırmanan dolar, reler geliyor.

Neden her şeyi karşılaştırıyorum? Akranlarımın rüyaları yeşil çamdan bir post prodüksiyon. Ben söğüt ağacından ilk aspirini yapıyorum. Ve neden kodeini morfine çeviriyorum.

Acılar ve alışkanlıklar bana dokanıyor. Kür sağlayacak insanı bir hıçkırık. Ama bakışları branda çekilmiş, bölgesel bir bozuverme ile dipçiklenmiş. Babaannem ”bir atın iki kulağı” gibi dermiş kardeşler için.

Artık iki kulaktan biri kesik. Şiirin Şarlosu: Bunların hepsi hamaset diyor.

Ş. Parlak